18 Ağustos 2012 Cumartesi

Sosyal İçerikli

Arkadaşının aşkına aşık olunur mu? Sonuna kadar olunur!


Kalbini ne zamandan beri kontrol edebiliyosun?
Bi bakıştan bi şeylerden saçma sapan bi elektrik almıyo musun? Ses tonu, dokunuşu, sana arkadaşını unutturmaz mı bi anda? Dünyayı görmez ona bağlanırsın ki hayaller kurarken bulursun kendini.
İşte bu durumla karşılaşmak üzücü, ama doğaldır..


Ben yaşamadım. Asla yaşamam mı peki? Büyük konuşmam, olur olur.

Peki bu yazıda bi aşağılık sezildi mi?
Hayır.
Sezilmesin. Kontrol edilemez talihsiz bi his okudunuz sadece.
Durumu çirkinleştiren, aynı zamanda kurtaran şey şimdi geliyor: Karakter.

Gördükçe için içini yiyodur, olabilir.. Acı çekiyosundur, doğrudur olabilir. Aşkından her gün ölüyo bile olabilirsin, neden olmasın?
Peki karakter tipi ikiye ayrılan insanlar bu durumda ne yaparlar?
Hemen buyrun izleyelim.

Birinci tip insan: Gider kendini tuvalete kilitler ağlar zırlar kusar bayılır, amma velakin kendini toparladığı gibi gelir ve hiçbir şey yokmuş havasıyla oturur. İçinde yaşar, yapabiliyosa kalbine gömer.
Bu adama ağzını açamazsın.
İkinci tip insan: Sikerler dünyaya bi kere geliyorum çok seviyorum tarzı özgürlüğü yanlış anlamış düşünceleriyle yapar yapacağını. Bu adama da ağzını açamazsın. Şayet açarsan biraz daha sıçar.

İkinci tip insan olup işleri bu raddeye getirmiceğimi bildiğim için bu konuda büyük konuşuyorum, büyük yazıyorum.
Hislerine engel olamazsın da, hırsına -istersen- engel olursun.
Olur ya biriniz yaşarsınız bunu, lazım olur bu yazı. Kendinize gelmenize, yolunuzda durmanıza..

Can yakmamanıza ön ayak olur. O zaman ne mutlu bana.

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Rüya

Her gün rüya görüyoruz. Ama her gün hatırlamıyoruz bu rüyaları, görmediğimizi sanıyoruz. Psikoloji dersinde ilgimi en çok çeken konuydu uyku ve rüya.


Rüyanın "bilimsel" boyutu: En uzun rüyanın 8 saniye falan olmadığını, 1 saate yakın olduğunu hatta bazen daha uzun sürdüğünü bizzat hocam söyledi, ona göre.


Rüyanın "ilaç" boyutu: Odaya kapanıp ağlaya ağlaya uyursun, olmasını istediğin ne varsa rüyana girer ve rahatlatır. Bilinçaltına delice işlersin ve mutlu son! Veya hayal kurmaktan kafayı yer uyursun, ki en sevdiğimdir, hepsi naklen rüyanda. İlaçtır bunlar, candır.


Rüyanın "bahane" boyutu: Sni ryamda grdm ölüyodn ii msin:Ss:S


Rüyanın "kendine getiren" boyutu: Gözyaşlarınla uyandığın, hiç beklemediğin şeyleri yaşarken gördüğün, birilerini kaybettiğin falan hüzünlüsünden Türk dizisi bi rüya.


Rüyanın "haberci" boyutu: Rüyasında şifre görenleri tanıyorum. Ablam da aile dostumuzu rüyasında görmüştü ve ölmüştü gerçekten de bir haftaya. Kapa konuyu kapa.


Rüyanın "özleten" boyutu: Vay anasını ne alakaysa rüyama girdi, napıyo ne ediyo acaba, vs vs.


Rüyanın "dizi" boyutu: Adeta birbirini takip eder. Akasya Durağı tadında saçma sapan sikim sonik rüyalar dizisi.


Rüyanın "en acı" boyutu: Bilimsel gözle bakarsan 1 saat boyunca gördüğüm ilaç gibi bir rüyaydı, uyandığımda rüya olduğunu fark ettirip güzelce kendime getirmişti o ayrı, yaşanacakların haberini veren bir rüyaydı. Özletmişti çok, saçma sapan bi kurgusu vardı. Bunun acı yanı ne peki?
En acısı şu ki, içimi acıtan bu insanı sadece bir kez gördüm rüyamda. Başka yok. Çok düşündüm ve bulamadım. Eminim. Bir kez, ilk ve son, yeni yıl hediyesi.
Demem o ki, biz bu alanda da bitirmişiz birbirimizi. Uğurlar olsun.